Doğal gazda merkez olma yolundayız

Türkiye, son 20 yılda enerji alt yapısı ve kaynak çeşitliliğine yaptığı yatırımlarla bölgesinde enerji üssü haline geldi. Karadeniz gazının keşfi ve üretim süreci ise bu alandaki stratejik adımların başında geliyor. Doğal gazda dağıtım ve iletim hat uzunluğu 200 bin kilometreye yaklaştı. Bunun 180 bin kilometresini dağıtım şebekesi, 20 bin kilometresini ise iletim şebekesi oluşturuyor. Enerji üssü hedefi mevzuatla da desteklendi. EPDK, yürürlüğe koyduğu mevzuat çerçevesinde 2018 yılında EPİAŞ bünyesinde organize spor doğal gaz piyasası işleme açılarak bölgede günlük gaz ticareti yapılan ve referans gaz fiyatı oluşturan ilk ülke Türkiye oldu. 2021 yılında yine EPİAŞ bünyesinde vadeli gaz piyasaları işleme açıldı. Enerji uzmanlarının merkez üs olma yolunda dile getirdiği şartlardan biri de kaynak çeşitliği.

DOĞRU POLİTİKALARLA BUGÜNE GELİNDİ

Bu konuda da Türkiye önemli avantaja sahip. TANAP ve TürkAkım gibi uluslararası boru hatları kanalıyla da diğer üretici ülkelerle önemli iş birlikleri yürütüyor. Mevcut hatların kapasitesini artırmak, yeni kaynak ülke ve güzergâh çeşitlendirmesi yapmak için yoğun bir enerji diplomasisi yürütülüyor. Orta Doğu, Orta Asya ve Akdeniz’den gelecek yeni doğal gaz boru hatları ve ülkelerle ortaklaşa hidrokarbon arama ve sondaj iş birlikleri için görüşüldü. Buna paralel Doğu Akdeniz’de keşfedilen zengin petrol ve doğal gaz rezervlerinin Avrupa’ya ulaştırılmasında Türkiye’ye güven de artacak.

LNG TERMİNALLERİ DEVREDE

Kaynak çeşitliliği açısından ise LNG ithalatı yoluyla önemli bir mesafe alındı. Doğal gazda geçmişte büyük oranda boru hatlarıyla gelen doğal gaza bağlıydık. Son yıllarda ise LNG terminalleri sayesinde kaynak ve fiyat çeşitliliği konusunda önemli bir yol kat edildi. Tam bu noktada yerli gazın kaynağına sahip olmak ve sürekli emre amade olması açısından, piyasalara kaynak çeşitliliği açısından önemli bir katkı sağlayacak. Yerli gazın piyasaya kaynak ve fiyat çeşitliliği sağlamasının yanı sıra, süreklilik arz etmesi de piyasa için önemli bir avantaj olarak görülüyor.

Depolamaya yatırım

Depolama noktasında da önemli adımlar atıldı. Faaliyetteki 4 LNG terminali ile 10’dan fazla ülkeden LNG olarak doğal gaz temin ediliyor. Geçtiğimiz günlerde 5’nci LNG terminali Saros FSRU’a verilen depolama lisansı ile hem arz güvenliği artırıldı hem de piyasanın gelişmesi için çeşitlilik oluşturuldu. Öte yandan Tuz Gölü ve Silivri yer altı doğal gaz depolama tesislerinin toplam kapasitesi 5,6 milyar metreküpe ulaştı. Kapasite artırım çalışmaları tamamlandığında yer altı doğal gaz depolama kapasitesinin 10 milyar metreküp seviyesine çıkarılması hedefleniyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir